Mesane Kanseri
Mesanenin iç yüzeyini döşeyen mukoza hücrelerinden köken alan tümörlerdir. Erkeklerde görülen mesane kanserlerinin yarısından fazlası sigara içimi ile ilgilidir.

Mesanenin iç yüzeyini döşeyen mukoza hücrelerinden köken alan tümörlerdir. Erkeklerde görülen mesane kanserlerinin yarısından fazlası sigara içimi ile ilgilidir. Ülkemizde yoğun sigara içicilerinin oranının gelişmiş ülkelere göre oldukça fazla olduğu göz önüne alınırsa mesane tümörü sıklığının da fazla olduğu açıktır. Sigara içenlerin idrarlarında normalde olmayan kimyasal maddeler atılır. Kanser yapabilme özelliği taşıyan maddeler yıllar içerisinde yaptığı kimyasal tahriş ile tümör oluşumuna neden olur. Mesanede görülen tümörlerin birden çok odakta olması yanında henüz gözle görülemeyen başlangıç aşamasında oluşumlar da bulunur. Tümörlerin %70'İ yer çekimi etkisi ile idrarın en fazla beklediği mesane tabanındadır

Genellikle idrarda kanama (hematüri) ile ortaya çıkar.Gözle görülen pıhtılı veya pıhtısız kanamalar olabildiği gibi rutin kontroller veya başka nedenlerle yapılan idrar tetkiklerinde idrarda kan görülmesi de ilk belirti olabilir.

Mesane tümörleri evrelerine göre ikiye ayrılırlar.

Yüzeyel tümörler

infiltran tümörler

Yüzeyel tümörler mesane duvarına ince bir sap ile tutunmuş karnabahar görünümündeki tümörler dir. Sıklıkla birden çok odakta bulunrlar. Kapalı ameliyat ile mesane duvarındaki sapı ve altındaki bir miktar sağlam doku ile birlikte kesilerek çıkarılırlarlar. Yüzeyel mesane tümörleri mesane dışına ilerlemezler, lenf bezlerine atlamazlar. Ancak yüzeyeltümörler mesane içerisinde sık nüks ederler. Bunun nedeni tümörlerin kesilerek çıkarıldığı anda henüz gözle görülemeyen oluşum halindeki yapıların varlığıdır..Bu oluşumlar da kapalı ameliyattan sonra mesane içerisine idrar sondası yoluyla bırakılıp bir kaç saat bekletilen ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır. Mesane içi ilaç uygulamaları ile ameliyat sonrası tedavilerinin yapılmadığı durumlarda birden çok odakta tümör bulunan olgularda %50'nin üzerinde nüks görülür. Bu nedenlerle hastalığın kontrolünde tedaviden daha fazla kontrollerin önemi vardır. Tedaviden sonra kontroller ilk yıl içerisinde 3 ay aralıklarla yapılmalıdır. Kontroller mutlaka endoskopi ile mesanenin içerisinin gözlenmesi yoluyla olmalıdır. Nükseden tümörler de ilk tümör gibi yüzeyeldir ve aynı yöntemlerle tedavi edilir. Ancak bir grup tümör nüksederken davranış değiştirip infiltran özellik kazanabilir ki bu oran %20'yi geçmez

Mesane duvarına ilerlemiş tümörlerde ise standart tedavi mesane ile birlikte prostat ve er bezlerinin leğen kemiği içerisindeki lenf bezlerinin büyük kısmı ile birlikte çıkarılmasıdır.(Radikal Sistektomi) Hastalar için organ kaybı ve maluliyet anlamına gelse de uygun olgularda yaşam kurtarıcıdır. Mesaneyi koruyarak uygulanacak kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerin sonuçları iyi değildir.

Ayrıca bu uygulamalardan sonra mesaneyi çıkartma operasyonu teknik olarak çok zor ya da imkansız hale gelebilir.

Mesane çıkarılmasına rağmen uygun olan olgularda hastanın bağırsaktan yapılan bir mesane yardımıyla normal yoldan idrar etmesi mümkün olabilir. Uygun olmayan olgularda idrar boruları karın duvarına yapılan ağızla bir torbada toplanır. Bu hastalar normal giysileri ile günlük yaşamlarına devam edebilir. Sosyal ortamlara girebilirler. Erkek hastalar cinsel yaşamlarına devam edebilirler. Cerrahi tekniklerin gelişmesi ve cerrahların deneyim kazanması ile uzun olan operasyon süresi günümüzde kabul edilebilir düzeylere inmiş ve komplikasyon oranları oldukça azalmıştır.

Prof. Dr. Talat YURDAKUL resmi internet sitesidir. Sitede yer alan Prof. Dr. Talat YURDAKUL'un makaleleri ve yayınları izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ve yayınlamaz.